Çanakkale Üniversite Hastanesi Doktorundan MS uyarısı!

Çanakkale Üniversite Hastanesi Doktorundan MS uyarısı!

ÇOMÜ Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Çam, Dünya MS Günü dolayısıyla hastalık hakkında açıklamalarda bulundu.

30 Mayıs 2018 - 12:12

ÇOMÜ Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Çam, Dünya MS Günü dolayısıyla hastalık hakkında açıklamalarda bulundu.

Nöroloji Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Çam, MS hastalığı ile ilgili olarak bilgiler vererek, “Multipl Skleroz SSS’nde genellikle atak ve iyileşmelerle seyreden ilerleyici bir hastalıktır. Multipl skleroz (MS) daha çok genç erişkinlerde görülen, genellikle atak ve iyileşmelerle seyreden, santral sinir sisteminin (SSS) ilerleyici, demiyelinizan ve otoimmün bir hastalığıdır. Multipl skleroz’un patofizyolojisi hasar ve tamir mekanizmalarının birlikte yer aldığı dinamik bir süreçtir. Hasar ve tamir mekanizmaları arasındaki etkileşimin hastalığın klinik seyrini belirlemede önemli olduğuna inanılmaktadır. Ön planda SSS’in beyaz cevherinde plak oluşumu ile karakterizedir. Sinir hücresini kaplayan myelin hasarı yanında akson adı verilen, kendisine gelen bilgiyi diğer sinir hücrelerine aktaran kısmın etkilenmesi sonucu sinir hücresinde geri dönüşümsüz hasar meydana gelir” diye konuştu.

“ÇEVRESEL FAKTÖRLER ROL ALIYOR”

MS Hastalığının belirtilerin neler olduğundan bahseden Çam, “ Nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Etiyolojisinde genetik, otoimmün ve çevresel faktörlerin karmaşık etkileşimlerinin rol aldığı düşünülmektedir. D vitamini, diyet, erken yaşta obezite ve sigara içimi gibi çevresel risk faktörleri riski artırmaktadır. Son yıllarda yapılan deneysel çalışmalar birçok farklı immün mekanizmanın demiyelinizasyon ve aksonal hasarlanmaya yol açabildiğini göstermiştir. Güneş ışığına maruz kalmanın azalması ve koyu tenli etnik gruplarda azalmış doğal D vitamini üretimi risk faktörü olarak düşünülmektedir. Enfeksiyöz ajanlara maruz kalmanın rolü olduğu düşünülmektedir” dedi.

“KADINLARDA DAHA SIK”

“Prevalansı 100 binde 50-300 arasında olup dünyada 2-3 milyon insanın MS tanısı aldığı düşünülmektedir” diyen Çam, “Kadınlarda daha sıktır. Global dağılımı genellikle ekvatordan uzaklaşmayla artar. Aile öyküsü olanlarda daha sık görülmektedir. Tanı klinik, görüntüleme ve laboratuvar bulgularının entegrasyonuna dayanır. Diğer nörolojik durumların dışlanması gereklidir. Günümüzde beyin MR görüntülemesi tanı için vazgeçilmez durumdadır” bilgilerini verdi. MS hastalığında atağın ne olduğuna değinen Çam, “Ataklar etkilenen SSS bölgesine bağlı olarak gelişir. Örneğin, optik sinirde bir lezyon görme bozuklukları ve göz hareketlerinde ağrı ile karakterize optik nörit ataklarına yol açar. Tek taraflı kuvvet kaybı, duyusal yakınmalar, mesane problemleri, çift görme, yürüyüş veya gövde ataksisi gibi bulgular gelişebilir. Bu bulguların atak olarak değerlendirilmesi için en az 24 saat sürmesi gereklidir. MS gelişen hastaların büyük çoğunluğu optik sinir, beyin sapı veya omuriliği içeren, klinik izole sendrom olarak adlandırılan tek bir bulgu ile başlar. Klinik izole sendromlu bir olguda MR bulguları da belirgin ise çoğunlukla ikinci atak olur. Bu en az iki atağı MRdaki  lezyonları  ile uyum gösteren hastalar MS tanısı alırlar. Atak ve düzelmelerle seyreden form en sık görülen MS şeklidir. Ataklar azalıp ve ilerleyici kusur gelişmesi durumuna ikincil ilerleyici form denir. Baştan itibaren kötüleşen form ise %15 oranında görülmekte olup birincil ilerleyicidir. MS tanısı konduktan sonra ileri yaş, erkek cinsiyet, başlangıçtaki yüksek bulgular, beyin atrofisi daha kötü bir seyre sahiptir” şeklinde konuştu.

“DESTEKLEYİCİ TEDAVİ GEREKLİ”

Tedavi ve komplikasyonlar hakkında bilgi veren Çam şunları söyledi: ”Akut atak tedavisi iyileşmeyi hızlandırmaktadır. Atak sıklığını lezyon yükünü azaltan tedaviler genel olarak immün sistemi düzenleyici bir etkiye sahiptir. Modifiye edici tedaviler günümüzde oldukça artmıştır ve uygun merkezde takibi gereklidir. Patofizyolojik mekanizmalar anlaşıldıkça yeni tedavi gelişimi devam etmektedir. Primerhastalığın tedavisi yanında yorgunluk, depresyon, spastisite gibi gelişmesi durumunda destekleyici tedaviler gerekmektedir.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Çanakkale Kara Savaşları’nın 109. Yıl Dönümünde Şehitlerimiz Rahmetle Anıldı
Çanakkale Kara Savaşları’nın 109. Yıl Dönümünde...
Yarışmalarda dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi
Yarışmalarda dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi