Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde ‘proje üniversitesi’...
  • Reklam

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde ‘proje üniversitesi’ olma hedefi!

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Yücel Acer, ÇOMÜ’nün önümüzdeki süreçte proje üniversitesi, projeyle çalışan üniversite olması için ellerinden ne geliyorsa yapacaklarını söyledi.

15 Nisan 2019 - 10:38

 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Yücel Acer, ÇOMÜ’nün önümüzdeki süreçte proje üniversitesi, projeyle çalışan üniversite olması için ellerinden ne geliyorsa yapacaklarını söyledi.

Rektör Acer, üniversitenin 4 yıllık gelişim sürecini üniversite radyosunda katıldığı programda anlattı. Programın başında ikinci dönem için Rektör adayı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Yücel Acer, “Rektörlük konusunun son zamanlarda üniversitede ve Çanakkale’de en çok konuşulan konulardan birisi olduğunu tahmin ediyorum. Üniversitemizin rektörünün kim olduğu meselesi, başta üniversite çalışanlarımız, hocalarımız olmak üzere Çanakkale’yi ilgilendiren bir konu. Dolayısıyla bu konunun çok konuşuluyor olması gayet doğal, normal bir durum. Yerel seçim vardı, o süreç geçti. Şuan Çanakkale’nin gündeminde üniversite rektörünün kim olacağı konusu var. Üniversite Çanakkale’den özellikle asla kopuk bir kurum değil. İç içe geçmiş durumdayız, üniversite ve Çanakkale olarak. Çanakkale’nin kurumları olarak. Bir çok ortak projelerimiz, çalışmalarımız var. Başta valili olmak üzere, şehrin milletvekilleri ve diğer bütün kurumlarıyla, üniversitemizin değişik fakülteleri, yüksek okulları , enstitüleri ve hocaları çeşitli, çok değerli projeler yürütüyorlar. Teknopark mesela çok güzel bir şekilde ortaya çıktı son dört yılda yaptığımız çalışmalarla. Çanakkale ve Türkiye iş dünyasını üniversitemizle bir araya getirecek bir ortam oluşuyor. Dolayısıyla üniversite aslında Çanakkale’nin birçok önemli projesi, faaliyeti içerisinde var. Aynı zamanda rektörlük ve rektör; üniversitenin bütün bölümlerini, fakültelerini, çalışanlarını doğrudan ilgilendiriyor. Bütün bunların konuşulmasını çok doğal buluyorum. Konuşulması da iyi aslında, herkes bu açıdan kendi fikirlerini ve beklentilerini ifade etmiş oluyor.  Sonuçta doğru bir durumun ortaya çıkmış olmasına da katkı sağlamış oluyorlar” dedi.

“ÇOMÜ’NÜN ODAKLAŞTIĞI BÖLGELER OLMALI DİYE YOLA ÇIKTIK”

Balkanlar’ın ÇOMÜ için çok önemli olduğunu ifade eden Rektör Acer, “Bu durum sadece üniversitemiz için değil, Türkiye için önemli. Ben Uluslararası İlişkiler ve Uluslararası Hukuk çalışmış bir akademisyenim aynı zamanda. Devletimizin bursuyla uzun süre yurt dışında okumuş, master ve doktora yapmış birisiyim. Uzun yollardır da üniversitede akademisyen, bir taraftan da yöneticilik yapmış birisiyim. Hem Türkiye’nin hem de üniversitelerin bilimsel alanda neler yapması gerektiğine ilişkin fikirleri olan biriyim. Ülkemizde ilerleme kaydetmemiz gereken alanlardan bir tanesi olarak da şunu görüyorum; biz imparatorluk geçmişi olan bir ülkeyiz, bir toplumuz. 1200’lü yıllarda kurduğumuz imparatorluk, 1900’lü yılların başına kadar sapasağlam ayakta kalabilmiş. Sorunlu dönemler yaşamış ama, Osmanlı Devleti’ni dikkate alırsak 600 yüzyıl imparatorlukla bir çok toplumu yönetmiş bir toplumuz. Kurduğu sistemle, değerleriyle, mantığıyla büyük coğrafyaları yönetmiş bir toplumuz. Bunu bir çırpıda geçmemek lazım. Bu geçmiş, çok önemli bir geçmiş. Öyle bir toplumsak ve bunu gerçekte hissediyorsak ki öyle; o zaman biz, başka bir çok toplumdan farklı olarak dünyayı ve özellikle etrafımızı çok iyi tanımamız gerekir. Bu tanıma aslında bizim akademik dünyada kendisini şu şekilde göstermesi lazım; bizim akademisyenlerimiz içerisinde ülkeleri ve bölgeleri çalışan uzmanlar ve bu uzmanların sayısının çok olması lazım. Ben bu anlamda geldiğimiz aşamayı yeterli bulmayan biriyim. Yani bizde her ülkenin uzmanı olması lazım, özellikle yakın coğrafyamızın.  Uzman derken, bu coğrafyaları, ülkeleri çok yakından takip eden; ekonomisiyle, siyasetiyle, kültürüyle, geçmişiyle takip eden, bu gününü, bu dakikasını takip eden uzmanlardan ve kurumlardan bahsediyorum. Burada kat etmemiz gereken bir mesafe varsa ki ben buna yürekten inanıyorum, yapmamız gereken işler olduğuna. O zaman Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin de odaklaştığı bölgeler olmalı diye yola çıktık. Balkanlar’ın bizim tarihimizdeki geçmişi çok önemli. Bazıları şöyle der; ‘aslında Osmanlı Balkan Devletiydi’. Yani Balkanlar’da kurulmuş bir Devlet’ti. Bu aslında yabana atılacak bir teori değil, neden? İstanbul fethedilmeden önce, Balkanlar fethedilmişti. Anadolu’nun batısında kurulmuş bir Osmanlı Devleti, önce Balkanlar’ın sonra İstanbul’u ele geçirdi, sonra Doğu’ya doğru genişledi. Öyle olunca da gerçekten Balkanlar Osmanlı Devleti’nin merkezi unsurlarından bir tanesiydi. Dolayısıyla Balkanlar önemli, geçmişiyle ve günümüzle. O zaman bizim çok iyi tanımamız gereken bir coğrafya. Balkanlar’a üniversite olarak iki açıdan yaklaştık. Birincisi; oradan fazla öğrencinin bizim üniversitemizde okumasını sağlamak istedik. İkincisi de biz Balkanlar’ı çok iyi çalışalım istedik. Yani Türkiye’de ve uluslararası camiada Balkanlar dendiği zaman uzman üniversitelerinden bir tanesi, belki de en önde geleni ÇOMÜ olabilir. Burada Balkan göçmeni çok sayıda Çanakkaleli var, çok yakınız. Ben rektörlüğü başladığımdan bugüne kadar, belki en az on defa en ücra köşelerine kadar gitmişizdir. Balkanlar, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ni hiç tanımazken, şimdi orada en çok konuşulan üniversite haline geldik. Çok sayıda öğrenci bize gelmeye başladı ve biz orayı çalışmaya başladık. Yani Balkanları biz şimdi çok daha iyi tanıyoruz üniversite olarak. Bunun unsurları önümüzdeki yıllarda kendisini gösterecek, dışarıya yansıyacak. O zaman göreceğiz ki; Onsekiz Mart Üniversitesi gerçekten Balkanlar’ı iyi çalışıyor. Amacımız buydu ve bunda da epey mesafe kat ettik. Ama ben henüz daha yolun 3’te 1’inde olduğumuza inanıyorum Balkanlar konusunda. Daha iyi noktalara geleceğiz. Bütün bunları yaparken, başka ülkeler ile ilgili çalışan hocalarımıza da desteğimiz esirgemiyoruz. Mesela Rusya konusunda çok iyi çalışan hocalarımız var. Onlara ciddi destek veriyoruz. Orta Asya konusunda çalışan hocalarımıza aynı şekilde. Ama her konuda çok iyi olamazsınız. Bir konuda çok iyi olmanız lazım, en önde olmanız lazım. O da bizim Balkan coğrafyası. Tarihi geçmişteki ilişkilerimiz, Çanakkale’nin orayla olan ilişkisi buna çok güzel bir ortam sağlıyor. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalar da Balkanlar la olan ilişkilerimizi güçlendirdi” diye konuştu. 

“EMEK ZAYİ OLMADI” 

Genel değerlendirme anlamında gerçekten zor bir 4 yıl geçirdiklerine dikkat çeken Rektör Acer, “Bu zorlukların sonucunda iyi bir noktaya gelmiş olduğunuz zaman, bütün bu yorgunlukları ve sıkıntıları unutuyorsunuz. Hani sıkıntılar çekersiniz ama başaramazsınız, o çok kötü bir şeydir. Yani o kadar emekler harcadık ama olmadı, yanlışlar yaptık dersiniz ve bu insanoğlu için kötü bir şeydir. Beni burada büyük oranda teselli eden; evet, çok zor bir dönemdi. Çok sıkıntılı süreçlerden geçtik ama emek zayi olmadı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi son 4 yılda iki değerli şey kazandı. Bir tanesi; gerçekten bir huzur ortamı kazandı.  Bu anlamda emeği geçe herkese üniversitemiz olarak şükran borcumuz var. Hem içeride destek verenler. Hem de kurumumuz dışında başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, yani ülkenin huzurunu sağlama konusunda gösterilen kararlı tutumlar üniversitemize de büyük oranda yansıdı. Çanakkale’nin çok değerli şahsiyetleri ve kurumları bize bu anlamda gerçekten güvenip çok destek verdiler. Dolayısıyla onların çabalarıyla, destekleriyle, bizim kararlı duruşumuzla da üniversite her şeyden önce bir huzur ortamı kazandı.  Bu önemli bir kazanımdır. İkincisi de; bu dört yılın sıkıntılara rağmen boş geçmemiş olması çok önemli. Dolayısıyla ben geçtiğimiz 4 yıla, kayıp 4 yıl olarak bakmıyorum. Bir taraftan üniversitenin akademik alt yapısını, sportif, kültürel alt yapısını ciddi anlamda geliştirdiği, birçok konuda rahatlık sağladığı, hatta akademik sıralarda yükseldiği bir 4 yıl oldu. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin dış bağlantılı FETÖ yapılanmasının verdiği zararlardan etkilenmemesi için çok çaba sarf ettik. Diğer bütün işleri hiç ikinci plana atmadık. Yenilediğimiz kampüslerimiz oldu, oluşturduğumuz Teknopark’ımız, hizmete açtığımız araştırma hastanemiz, alt yapı sorunlarını çözdüğümüz birçok unsurumuz oldu. Hocalarımıza akademik desteğimiz hiç eksilmedi. Ben günümün büyük bir kısmını yine hocalarımla akademik projeleri konuşarak geçirdim, 4 yılı. Hocalarımız da bunun farkındadır. İşte bu nedenledir ki Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, ben başladığımda bütün üniversiteler arasında 55’nci sıradayken, 9 basamak birden ilerledi. Devlet üniversiteleri arasında 6 basamak birden ilerleyip, Türkiye’nin en iyi 38’nci üniversitesi sıralamasına yükseldi. Bunlar kendiliğinden ve tesadüfi olan şeyler değil. Tabi ki bir emek ve çaba gerektiriyor. O yüzden ben dört yılı iki önemli kazanım olarak açıklayabilirim” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN EN İYİ İLK 30 ÜNİVERSİTESİ ARASINDA OLMA HEDEFİ

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin bir 4 yıl sonraki hedefinin kesinlikle Türkiye’nin en iyi ilk 30 üniversitesi arasında olmak olması gerektiğine inandığını dile getiren Rektör Acer, “Belki de ilk 20 üniversite arasına da girilebilir ama hedefimiz her şeyden önce ilk 30 iyi üniversite arasında girmek olmalı. Bunu çok rahatlıkla sağlayabilecek bir sürece sahibi aslında. Türkiye’de 206 Yüksek Öğretim Kurumu var. 206’dan 6’sı vakıf, yüksekokullar. 200 tane üniversite niteliğinde Yüksek Öğretim Kurumu var. Bunlardan 139 tanesi de devlet üniversitesi. Bütün bu 200 üniversite arasında ilk 30’a, ilk 20’ye girebilmek, bir 4 yıl sonrası için gerçekten doğru ve güzel bir hedef. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi de bunu başarabilecek bir üniversite” şeklinde konuştu.       

“PROJE ÜNİVERSİTESİ OLMAK İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ”

Üniversitede reel işler yapabilecek bir noktada olduklarını kaydeden Rektör Acer, “O zaman önümüzdeki 4 yılı doğru değerlendirmek için bunun çok iyi irdelenmesi lazım. Zaman kaybetmemek, hızlı ilerleyebilmek anlamında.  Gerçekten doğru ve enine, boyuna değerlendirilmesi gereken bir noktadayız.  Bu konuda yaptığımız değerlendirmeler şunu gösteriyor.  Başarılı üniversiteler proje mantığıyla hareket ediyorlar. Fikirlerin alınıp projelendirilmesi lazım. Mesela Çanakkale’de bir Japon Köyü kurulabilir mi gibi bir fikir vardı. Bunun güzel bir fikir olduğunu düşündük.  Ama bunu projelendirmeden hiçbir şey ifade etmez. Projelendirip yazılı bir şekilde ortaya koyduğunuz zaman herkese anlatabilirsiniz. Japon hükümetine de anlatabilirsiniz. Dolayısıyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin önümüzdeki süreçte proje üniversitesi, projeyle çalışan üniversite olması için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Böylece Çanakkale’yi ve Türkiye’nin diğer kurumlarını, uluslararası kurumları bizimle daha çok çalışan hale getirebilelim. İşte o zaman gerçekte üniversite-iş dünyası, üniversite-toplum işbirliği olabiliyor. Onun da altyapısını oluşturmuş oluyorsunuz.  Dolayısıyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin önümüzdeki 4 yılında proje üniversitesi olması için elimizden geleni yapacağız. Bununla ilgili tasarladığımız yöntemler var” dedi.

“ÖN PLANA ÇIKARMAYI PLANLADIĞIMIZ ALANLAR VAR”

Acer şöyle devam etti; “Bir başkası da; acaba hangi konularda en iyi olmaya çalışmamız lazım? Bunu tespit ederken, bir kere her şeyden önce üniversitemizin ve Çanakkale’nin potansiyelini bilmek lazım. O bağlamda ön plana çıkarmayı planladığımız alanlar var. Bunlardan bir tanesi astrofizik. Çok güzel bir alt yapımız var. Bütün üniversitelerle karşılaştırdığımız zaman en iyi alt yapı bizde, hocalar bizde. Dolayısıyla burada çok daha güzel şeyler yapabiliriz. İkincisi; Çanakkale aynı zamanda tarım ve gıda şehri. Bu alanda çalışan birçok üniversiteye göre çok daha iyi avantajlarımız var. Çünkü ürün çeşitliliği çok yüksek bir şehir, bir bölge. Bu alanda birçok şeyi çalışabiliriz anlamına geliyor bu. Br çok şeyi deneyebilirsiniz anlamına da geliyor. İklim ve coğrafya buna uygun. Burada da ilerleyebilir  Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Bir başka açıdan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, bulunduğu ortamda  aynı zamanda tarih, turizm cennetinde aslında. Bu alanda yapılabilecek çok şey var. Çok büyük projeler ve bilimsel çalışmalar var. Üniversitemiz bu alanda da ön plana çıkacak. Ve Balkanlar… Uluslararası boyutuyla,  Balkanlar bizim için gerçekten Türkiye’de bu konu geçtiğine akla gelecek üniversite olacak. Bu alanlar dışında üniversitemizin geliştirmemiz gereken bir unsuru da spor alanı. Ben Çanakkale’yi bu anlamda potansiyeli çok yüksek bir yer olarak görüyorum.  Son yıllarda kurduğumuz spor alt yapısına eklememiz gerekenlerin de farkındayız. Çanakkale’deki toplum spora yatkın bir toplum. Buradan çok değerli, başarılı sporcular çıkıyor. Çanakkaleli olup da ya da Çanakkale’de öğrenci olan çok başarılı sporcular çıkıyor. İçinde bulunduğumuz ortam, sporu benimsemiş bir ortam. Dolayısıyla bunu daha da ileriye götürmek mümkün. Ben bu potansiyelin de farkındayım. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin bu alanda da ileride olması gerektiğini düşünüyorum. Biz bütün spor alanlarımızı Çanakkale halkına da açtık.”

 

                

                                  

Bu haber 271 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Çanakkale İl Spor Merkezlerinde Etkinlikler Başlıyor
Çanakkale İl Spor Merkezlerinde Etkinlikler Başlıyor
Şimdi Bozcaada zamanı
Şimdi Bozcaada zamanı