Bor Madeninin Türkiye ve Dünya Potansiyeli Çanakkale’de...
  • Reklam

Bor Madeninin Türkiye ve Dünya Potansiyeli Çanakkale’de Konuşuldu

Rektörlük Konferanslar Dizisi kapsamında; Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ile Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) işbirliği ile Bor Madeninin Türkiye ve Dünya Potansiyeli konulu panel düzenlendi.

06 Aralık 2018 - 15:47

 

 

Rektörlük Konferanslar Dizisi kapsamında; Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ile Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) işbirliği ile Bor Madeninin Türkiye ve Dünya Potansiyeli konulu panel düzenlendi.

 

Troia Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele; ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Süha Özden ve Prof. Dr. Mustafa Görün, MÜSİAD Çanakkale Şube Başkanı Ali Osman Yıldız ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile ÇOMÜ’lü idareciler, akademisyenler ve öğrenciler katıldılar. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan panelin açılışında konuşan MÜSİAD Çanakkale Şube Başkanı Ali Osman Yıldız; MÜSİAD’ın yurtiçinde 86, yurtdışında ise 78 ülkede 208 noktası olan Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri olduğuna dikkat çekerek “MÜSİAD’a 60 bin işletme üye. Ülke menfaatleri için çalışan Türkiye’nin yerli ve milli işadamları derneğiyiz. Üretimin ve ihracatın önemli olduğunu, ülkemizin üreterek büyümesi gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

 

BOR MADENİ TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ BİR ZENGİNLİĞİ

Rektör Prof. Dr. Yücel Acer ise bor madeni üzerine bir panel fikrinin MÜSİAD şubesinden geldiğini belirterek, konunun çok konuşulduğunu ve gerçekte Türkiye olarak geldiğimiz noktanın ne olduğunun daha iyi anlaşılması açısından bu panelin faydalı olacağına inandığını söyleyerek şunları aktardı:  “Bor madenini Türkiye’nin önemli bir zenginliği olarak biliyoruz ancak bu konuda ülkemiz neler yaptı, neler yapıyor ve bundan sonra neler olabilir konusu önemli. Üniversite olarak MÜSİAD Çanakkale Şubesiyle bir işbirliği yaptık. Çok değerli 3 panelisti konuyla ilgili gelişmeleri paylaşmaları için üniversitemize davet ettik. Konunun anlaşılması için özellikle öğrencilerimizle bir araya getirmek istedik.

 

HER ÜLKE KENDİ TEKNOLOJİSİ VE POTANSİYELİYLE ÖN PLANA ÇIKIYOR

Konunun önemi şuradan kaynaklanıyor. Her ülke kendi teknolojisiyle, potansiyeliyle ön plana çıkabiliyor. Bir başkasının teknolojisini ve potansiyelini kullanmaya devam ettiğimiz ölçüde hep edilgen oluyoruz hep biraz geriden geliyoruz. Bunu kırmaya çalışan bir ülkeyiz. Dolayısıyla ülkemizin sahip olduğu potansiyellerin bilinmesi ve değerlendirilmesi gerekiyor. Bu, eğer harekete geçecekse, bizim çabalarımızla olacak. Amacımız için özellikle bor madeninin ne tür potansiyel ifade ettiğini özellikle siz gençlere aktarmak istedik.

 

ÜNİVERSİTE – İŞ DÜNYASI İŞBİRLİĞİNİ ÖNEMSİYORUZ

Üniversitemizin iş dünyasıyla da işbirliği çok önemli. Biz üniversiteyi iş dünyasıyla kopuk ve izole olmuş olarak görmüyoruz. Hiçbir üniversitenin böyle bir lüksü yok. ÇOMÜ bu konuda kendisini epey geliştirdi. Bu değerli paneli MÜSİAD ile beraber yapıyor olmaktan mutluluk duyuyoruz.”

 

SON 10 YILDA TEKNOLOJİ VE AR-GE YATIRIMLARI ÖN PLANA ÇIKMAYA BAŞLADI

Panelin moderatörü ÇOMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süha Özden, paneli sadece yer bilimleri alanından değil üniversitenin çok farklı fakültelerinden hocaların ve öğrencilerin takip ediyor oluşunun önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Dünyada artık güçler savaşı var. Yakın gelecekte yapay zeka hayatımızın bir parçası olacak. Ülkeler de kendi stratejik yatırımlarını buna göre planlıyorlar. Bazıları cari açıklarını kapatmak için yüksek teknolojiye yöneliyor bazıları ise farklı alanlara yöneliyor. Ülkemizde özellikle son 10 yılda teknoloji ve Ar-Ge yatırımları ön plana çıkmaya başladı. Kamu, üniversite ve iş dünyası olmak üzere herkes yüksek teknolojinin peşinden koşuyor. Bunun sonuçlarını ne zaman alacağız bekleyip göreceğiz ama bu yola girdiğimizi söyleyebiliriz. Bu noktada ülkelerin elinde bulunan kaynakların doğru kullanımı çok önemli. Bor da bu noktada bizim için önemli, bugünkü panelde bu madenin ülkemizdeki ve dünyadaki potansiyelini farklı yönleriyle masaya yatıracağız.”

 

Panelde ilk sunumu gerçekleştiren Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Gündoğan; borun nasıl oluştuğu, dünyada ve Türkiye’deki bor bölgeleri ve bor minerallerinin dünyadaki rezerv durumları hakkında bilgiler aktardı.

 

TÜRKİYE BOR KAYNAKLARINDA DÜNYADA BİRİNCİ DURUMDA

Bor yataklarının milyonlarca yıl önce volkanların etkisi altında kalan bölgelerdeki uygun kimyasal koşullara sahip göllerde biriken malzemelerin, kurak zamanlarda suların buharlaşması sonucunda oluştuğunu söyleyen Prof. Dr. Gündoğan, Türkiye’nin bor rezervleri konusunda dünyanın en zengin ülkesi olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Gündoğan: “Bor yatakları ülkemizin kuzeybatı kesimlerinde; Eskişehir-Kırka, Kütahya-Emet, Balıkesir- Bigadiç, Sultançayırı ve Bursa-Kestel’de bulunmaktadır. Boraks rezervleri konusunda da dünyada lideriz ve en büyük rezervler Kırka bölgesindedir” dedi. Bor hakkında genel bilgiler veren Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Zeynep Topsakal, Bor madeninin keşfinin 1808 yılına dayandığını ve çok eski yıllardan beri bilinen bir element olduğunu söyleyerek, “ Bor milattan önceki yıllardan beri Sümerler’de Etiler’de, Babiller ’de anti bakteriyel özelliğinden dolayı mumyalama işlemlerinde kullanılıyordu. Arap doktorlar tarafından ilaç olarak kullanıldığı biliniyor. Çin’de seramik ve camda, Roma’da da gladyatörlerin dövüştüğü arenalarda anti bakteriyel özelliğinden faydalanmak için yere toz bir şekilde serpilirmiş” dedi.

 

DÜNYANIN EN ÇOK BOR REZERVİ TÜRKİYE’DE

Metal ve a metal arasında bir element olan Bor rezervlerinin dünyada en çok Türkiye’de bulunduğuna dikkat çeken Topsakal, “%72’nin üzerinde bor rezervine sahip olduğumuzu vurguladı ve Türkiye’de en çok cam endüstrisinde kullanıldığının altını çizdi. Eti Maden Strateji Geliştirme Daire Başkanı Uğur Aydoğan; Türkiye’de bor madenciliği konusunda üretimden pazarlamaya kadar tek yetkili kuruluş olan Eti Maden’in, klasik bir kamu kuruluşu olmasının dışında ne tür faaliyetler yaptığından bahsederek şunları aktardı: “1935 yılında Atatürk’ün “Bir milletin geleceği yeraltı zenginliklerinin değerlendirilmesine bağlıdır” sözüyle Etibank adıyla kurmuş olduğu ve bugün dünya bor madeninin lideri olan bir kuruluştan bahsediyoruz. Bir özelliğimiz de 1935’ten 2004’e kadar yani Eti Maden oluncaya kadar çok önemli kilometre taşları var. Ülkemizde değer katan birçok şirketin Etibank’tan ayrıldığını biliyoruz ama Etibank onlar ayrıldıktan sonra küçülmeden büyüyerek yoluna devam etti”.

 

%57 PAZAR PAYI İLE DÜNYA LİDERİ OLAN ETİ MADEN 7 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLIYORUZ

“Eti Maden’in misyonu bor madeni başta olmak üzere ülkemiz maden kaynaklarını sürdürülebilirlik anlayışıyla değerlendirilerek insanlığın ve toplumun yararına sunmaktır. Eti Maden sahip olduğu 3.3 milyar ton rezerv ile dünyada %70’lik bir rezerv payına sahip. Bugün itibariyle doğrudan sağladığımız istihdam 7 bin kişi. 2017 yılında 854 milyon dolar ihracat ve %57 pazar payı ile dünya bor liderliğini devam ettirdik”.

 

Panel, soru-cevap bölümünün ardından hediye takdimiyle sona erdi.

 

 

Bu haber 76 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Tren kazasında hayatını kaybeden Ertik, Gelibolu'da toprağa verildi
Tren kazasında hayatını kaybeden Ertik, Gelibolu'da toprağa...
Çanakkale'de 600 şişe sahte rakı ele geçirildi!
Çanakkale'de 600 şişe sahte rakı ele geçirildi!